Browse By

Tag Archives: Spinoza

Ulus Baker’in Yaşamı ve Ölümü: Etos ve Etik

Ulus Baker, yaşamı ve ölümüyle bize bir dizi felsefi, etik ve politik problem bıraktı. Yaşam ve ölüm, üretim ve yok oluş, sevinç ve keder birbirlerinden bu kadar kolay ve net çizgilerle ayırt edilebilir mi? Arzu nedir? Sevgi nedir? Sadece düşünmek, okumak yazmak ve biraz da hayattan tat almak isteyen, sadece bunları yapmak isteyen, kimseye zarar vermemiş ve veremeyecek bir insana sağlayabileceği hiçbir maddi ve kurumsal imkânı olmadığı halde, üstelik farklı düşüncelere, başka hayat tarzlarına asla tahammülü olmadığı halde, hümanizmi ve yüksek düşünürlere olan hayranlığıyla övünen bir toplumsal sistemi ve kültürü nasıl değiştirebilirim? Ulus için bu soruların hiç te öyle sanıldığı kadar açık seçik yanıtları yoktu—bırakalım “hayranları” böyle zannetmeye devam etsin! Şimdi bizim görevimiz onun sorularını çoğaltmak, yeniden üretmek, ama belki de onun bize öğrettiği acı dersten sonra bu soruların hep yok olduğunu, hep kaybolduğunu asla unutmadan.

Zoe İle Düşünmek: Rosi Braidotti İle Söyleşi

Psişik yapılar ve fikirler, fiziksel türler kadar ölümlü ve savunmasızdır. Bugün soyu tükenmekte olan şey olanaklı olana dair bir anlam ve ölçüttür. Toplumsal, politik, kavramsal ve etik ufuklarımızın günden güne küçüldüğüne ve daraldığına tanıklık etmekteyiz. Tam tamına birçok insanın kaçırdığı kavramsal çekirdeğe değindin. Geçen hafta Colombia üniversitesinde bir ders veriyordum ve bir öğrencim şöyle dedi, “Ama 30 yıllık bir post-yapısalcılığımız var, monizmi nasıl atladık?” Ben de “Ne kadar iyi bir soru” dedim. Çünkü Spinoza’ya geçiş dilbilim dalı ile yeni materyalist dal arasındaki farkın neredeyse özüdür. Althusser’in öğrencileri Spinoza’yı Hegelciliğin sınırlılıklarına karşı bir panzehir olarak geri getiriyorlar, en iyi örneği Doğu Avrupa Komünizmi katastrofu. 1968 civarlarında demleniyor ve 68’in yenilgisiyle güçleniyor. Birçok yönden dünyayı değiştiren, ancak politik olarak işe yaramayan olağanüstü bir kültürel devrimdi. Dolayısıyla, siyaset açısından diyalektik politik sistemin de liberal demokrasinin de işe yaramadığı ortada. O halde neye ihtiyacımız var? Monistik bir sisteme. Çözüm bu.

Kıyamet Günlerinde Direniş, Eleştiri, Sanat ve Arzu

Nalan Kurunç 20 Kasım 2016 tarihinde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde “Kıyamet/Kıyam Et”  sergisi kapsamında gerçekleşen ‘Umulmadık Topraklarda Başka Dünya Kaygısı: Sanat ve Psikanaliz’ paneli sunum metninden yola çıkarak kaleme aldığım yazıdır. Kıyamet denince aklıma inananların sorusu geliyor: Kıyamet ne zaman kopacak? Dünyevi yargılamayı önceleyen bizler açısındansa bugünleri

Rosi Braidotti ile Söyleşi*

Çeviren: Nalan Kurunç *Sarah Posman’ın Rosi Braidotti ile Mart, 2012’de yaptığı söyleşi; Çağdaş Feminizm, Amor Fati, Beşeri Bilimler, Eleştirel Teori, Madde-gerçekçilik, Dionysosçu Zamançerçevesi/tertibi, Göçebe Tinsellik, Primatoloji, Bonobolar ve daha pek çok şey üzerine… Sarah Posman: Metamorphosis: Towards a Materialist Theory of Becoming adlı kitabında “zaman