Browse By

Tag Archives: öznellik

Öznellik ve Kriz: Kapitalist Krizin Mekanizmaları

Sermaye açısından tahrip edici değişimlerin, yani öznellikte meydana gelen antagonistik dönüşümlerin birikimi, toplumsal düzeyde çatışmayı ve antagonizmayı derinleştirdikçe bir karar anı gelip çatar. Bu karar, yeni bir yapısal uyum ile sermaye döngüsünün öznelliği uyumlu bir tarzda yeniden üretmesi ile bu dönüşümlerin kapitalizmi yıkacak bir devrimler dizisine doğru tutarlı kılınması arasındadır. Bu karar anına doğru ilerlediğimizi düşünmek için birçok belirti günümüzde mevcuttur. Fakat sermayenin komutasını yıkmak istiyorsak, öncelikle gündelik yaşamdaki moleküler direnişlere hakiki konumunu vermek ve buradan başlayarak bir devrimci hareketin inşasını düşünmek zorundayız. Kapitalizmde oluşan çatlakların, tekil direnişlerin, öznellikteki moleküler dönüşümlerin kesişimlerini sağlamak nasıl mümkün olabilir? Bu ne bir ideoloji, ne bir parti, ne bir devletin ele geçirilmesi, ne de başka bir dünyanın imkânı sorunudur. Yeni bir yaşamın, halihazırda tomurcuklanmış ve tomurcuklanmakta olan bu direnişlerden itibaren burada ve şimdi yaratılması sorunudur. Gösterebildiyse, bu makalenin bütün amacı, böyle bir yaratım ve kesişim politikası için egemen bakış açılarından kurtulmamızın gerekliliğidir. Kapitalist kriz, bizim yarattığımız bir krizdir, bu krizi derinleştirmek ve devrimci bir kristalleşmeyi tetiklemek için gündelik yaşamdaki direnişlerimizi yoğunlaştırmaya, ortaklaştırmaya ve onların başkalarının yaşamlarında da dönüşümü tetikleyecek şekilde ifadesinin olanaklarını geliştirmeye ihtiyacımız var. Hic rhodus, hic salta.

Ekim Devrimi’nin Yıl Dönümünde Heterodoks Bir Leninizmin Aciliyeti

Leninizmin yaşayan ve Lenin’i bizim çağdaşımız kılan yanı, onun bu ayna imgeyi aşan bir militan öznellik üretme, yani stratejinin son uğrağına verdiği aşırı değerde bulunur: Öznelliğin politik ifadesini, öznelliğe karşı döndürmek, yani onu kapitalizmden çıkış için devrimci bir stratejiye dönüştürmek. Küresel düzeyde sağın yükselişi, faşizmin yoğunlaşması gibi içine girdiğimiz dönemi belirleyen koşullarda, eğer öyle dememize izin verilirse Leninist görevimiz, sahip olduğumuz öznel kudretleri, komünizm için örgütlemeyi öğrenmektir. Bu görev, görünür toplumsal hareketlerin reformist taleplerinin ötesine nasıl geçebileceğini düşünmeyi zorunlu kılıyor: Gelmekte olan toplumsal çalkalanmaya hazırlanmak, onu önceleyen toplumsal hareketlerin sunduğu somut fenomenlerden hareketle hakiki eğilimleri saptamak ve bu eğilimleri komünizm için eklemlemek. Bizim gibi komünistler, yeryüzünde kapitalizmin kötücül egemenliğinin sonuçları olan ekolojik tahribat, incelikli sömürü biçimleri, savaşlar, ırkçılık, ataerkil tahakküm, borçlandırma, kılcal gözetim ve denetim biçimleri, heteroseksizm vs. gibi her düzeyde ortaya çıkan karmaşık sorunlarla uğraşmakla mükelleftir.

Sorunsal Ortaklık ve Komünist Pragmatik Üzerine Tezler

Oğuz Karayemiş Giriş Şüphesiz komünizm tarihi[1], hareketin kendi gelişim çizgisi boyunca birçok yenileme ile örülüdür. Bu yenilemeler kendisini çoğunlukla, bizzat bir “yeniden-“, “‑e dönüş”, “hakiki …” olarak tanımlamış ve belki de özellikle en güçlü yenilemeler kendini bir tür tarihsel alçakgönüllülükle(!) mevcut olanın, “hakiki” olanın, “sahih”

Akademi ve İktidar: Proleterleştirme, Sömürgeleştirme, Cinsiyetlendirme

Oğuz Karayemiş Bu yazı, akademi ve iktidar oluşumlarının ilişkisine dair sorunsallaştırmaya bir katkı olarak düşünülmüştür. Devamında gelen analiz çabasının göstermeye çalışacağı gibi, akademi ve akademik üretim ile kapitalizm, sömürgecilik, ataerki arasındaki ilişkiler fazlasıyla klasik şablonlarla ele alınmakta ve sorunsallaştırıcı olmaktan ziyade şablonların uygulanmasına dayanmaktadır. Akademideki

Post-Demokratik Otoritarizm ve Borçluluk Halleri

Nizam & Tayfun Ka Toplumsal fabrika tanımlamasını biyopolitika ve biyo-iktidar stratejileriyle ortaklaştırarak okumak gerekir. Toplumun işçileştirilmesi; sermayenin bütün iktidar stratejilerinin, “fabrika”nın alet-edevatı haline getirilmesi, biyo-iktidarın kurumsallığının üretildiği yönetme tekniklerinin yasalaştırılmasıdır. Bu tarz işleyen üretim bandının yönetme teknikleri temel bir kavramsallığın etrafında işler. “Güvenlik”… Toplumun sermayenin

Sömürgedeki Mücadeleyi Metropole Taşımak

Oğuz Karayemiş Çağdaş iktidar teknolojilerindeki ve çizgilerindeki dönüşüm, sömürgeciliğin tarzını da derinden etkiledi. Şüphesiz, bu dönüşümün temel olarak, sömürgesizleştirme mücadelelerinin de dâhil olduğu bir dizi karmaşık, iç içe geçmiş özgürleşmeci mücadelenin sonucu olduğu düşünülürse, sömürgeci iktidar oluşumlarının tepkisel dönüşümünün, çağdaş iktidar oluşumlarının diğer parçalarındaki (ataerkil,

Politik Olayın Dinamikleri: Özneleşme ve Mikropolitika Süreci

Maurizio Lazzarato Çeviren: Müge Serin Bu makale, Maurizio Lazzarato’nun Political Experimentations [Politik Deneyimlemeler] isimli çalışmasından seçilmiş bir bölümdür. Arianna Bove’un çevirisi, İngilizce metin temel alınmıştır.   Başkaldırılar tarihe aittir. Fakat bir şekilde tarihten sıyrılırlar.                                                                   Michel Foucault “Devrimci Politika”nın Klasik Biçimlerinin Sonlanması Bu bölümde,

Bir İkbal Şebekesi Olarak AKP

Oğuz Karayemiş Şüphesiz ki AKP üzerine binlerce değerlendirme yapıldı, daha da yapılacaktır. Belli politik ihtiyaçlar, belli pozisyonlar oluşturur ve belli pozisyonlara yerleşerek, o pozisyonun perspektifinden belli analizler gerçekleştiririz. Herhangi bir politik analize olası toplumsal değerini veren şey, onun analizinde ifade olunan, politik pozisyon ve somut

Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer