Browse By

Tag Archives: ortaklık

Ortak Dil

Arabasının, yatının, katının, ününün, ünvanının, şöhretinin, kibrinin, bilgi-uzmanlığının, parfümünün, makyajının, bedeninin değiş tokuş edildiği, anlamın bu değiş-tokuşa zincirlendiği bir yaşamdan, bizzat müşterekte olmaya özgülük kapasitesinin, yani yeteneklerini, bilgilerini, becerilerini, müziğini, şiirini, resmini kısaca hissetmesini/anlamasını (hisseden düşüncesini) müşterekte olmaya adama ve özgülük kapasitesinin paylaşıldığı iletişimsel ve ilişkisel bir yaşama geçiş. Varlığa özgü olan varoluşu, müşterekte oluşu talep eden bir ‘biz’ aşkı. Bu aşkın esiri epey insan var hala bu ülkede: çok şükür (işte buna şükredilir). Bu aşkı paylaşan böyle sayısız değerlerimiz, insanlarımız olmasaydı bugün bu coğrafyanın ne hissedişinden, ne anlamasından ne sol geleneğinden ve ne de kültüründen söz edilebilirdi. İnsan ve insanlık ötesi bir uygarlığın yaratılmakta olduğuna inanıyorum, çünkü şunu duyuyorum: başkaldırı çokluğun varolma çabasıdır (hissetmek muazzam bir zenginlik [haz] ve aynı zamanda büyük bir hüzün [acı]).

Telekomünist Manifesto: P2P Komünizm

Web 2.0 maddi olmayan emeği ücretlendirmeksizin işe koşan, bu sayede şirketlere milyar dolarlar kazandıran şeytani bir çitleme düzeneğidir. Kapitalist işe koşma, siber‑ağ üzerinde en büyük düşünü, ütopyasını gerçekleştirmiştir: -neredeyse- sıfır maliyetle, sonsuz artı‑değer üretimi. World Wide Web [dünya çapında ağ] üzerindeki sosyal medya ve içerik sağlayıcılarına bağlı olduğumuz her seferinde, içerik girdiğimizde hatta salt konum bilgileri, kişisel bilgiler vs. paylaştığımızda, sadece istihbarat örgütlerinin kötücül gözüne açık hâle gelmekle kalmıyoruz; aynı zamanda ücretsiz işçiler, anketörler, istatistikçiler hâline de geliyor ve şirketlerin kârlarına kâr katıyoruz.

Sorunsal Ortaklık ve Komünist Pragmatik Üzerine Tezler

Oğuz Karayemiş Giriş Şüphesiz komünizm tarihi[1], hareketin kendi gelişim çizgisi boyunca birçok yenileme ile örülüdür. Bu yenilemeler kendisini çoğunlukla, bizzat bir “yeniden-“, “‑e dönüş”, “hakiki …” olarak tanımlamış ve belki de özellikle en güçlü yenilemeler kendini bir tür tarihsel alçakgönüllülükle(!) mevcut olanın, “hakiki” olanın, “sahih”

Derinleşmekte Olan Kriz: Kopuş veya Restorasyon

Oğuz Karayemiş Türkiye’nin toplumsallığını üreten sömürgecileştirici ve elitist mekanizmalardan en önde geleni olan yüzde on seçim barajının yıkımına tanık olalı, aşağı yukarı üç hafta geçti. HDP’nin barajı geçmesi, Türkiye’de ertelenmekte olan krizi derinleştiren bir hamle oldu. Bu yazıda, karşı karşıya olduğumuz bu kritik “durum” devrimci

Barajı Hep Birlikte Yıkalım! Çünkü “Sorumluluğumuz Sandıktan Büyük”

“10danSonra”, seçimlerde HDP’yi destekleyen ama onlardan özerk kalmak da isteyenlerin, herkesin ama hiç kimsenin şiarına uygun bir politik hattı benimsemiş, derli toplu, çerçevesinin nokta atışı olarak belirlendiği ve coşkusu yüksek, değerli bir emek ürünü oluşum. İÇİNDEYİZ, DESTEKLİYORUZ! Yine bir Haziran, yine bir dönüm noktasındayız. İki

Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer