Browse By

Tag Archives: marksizm

Genel Zeka Üzerine

Bizim sorunumuz, bugün üretim sürecinin teknik gereği olan zekânın mülki kamusal karakterinin, yeni bir demokrasi ve kamusal alan biçimi için gerçek temel olup olamayacağıdır, yani devlet ile onun “siyasi karar alma tekeli” üzerinde dönmekte olan bir kamusal alanın antitezi olup olmayacağı. Bu soru için iki ayrı ama birbirine bağlı taraf vardır: Bir yandan, genel zekâ kendisini otonom bir kamusal alan olarak, yalnızca metaların üretimi ve ücretli emekle rabıtası çözülürse olumlayabilir. Öte yandan, kapitalist üretim ilişkilerinin yıkılışı, ancak devletin dışındaki kamusal alanın ve genel zekâya bağlı olan politik bir topluluğun kuruluşuyla kendini gösterebilir.

Bir Sınıf Mücadelesi Teorisi Olarak Marx’ın Kriz Teorisi

Marxist teoriye dair yorumumuzun temel çıkış noktası; birikimi, işçi sınıfı mücadelesi tarafından her zaman inceden inceye ve tekrar tekrar tehdit edilen kapitalist kontrol sisteminin genişletilmiş yeniden üretimi olarak görmektir. Dolayısıyla kriz, aslında bu sistemin parçalanması ve işçi sınıfının özne olarak gelişiminin pozitif bir sonucudur. Bu çerçevede devrim, sermayenin uygun bir yanıt bulamadığı, “işçi sınıfı tarafından üretilen” bir kriz olarak anlaşılmalıdır.

Feminizm ve İşin Reddi

O halde, şu anda örgütlendiği ve dağıtıldığı haliyle, toplumsal yeniden üretim işini “reddetmek” ne demektir? Feministlerin öğrendiği gibi, ev içi emeği reddetmek, potansiyel olarak daha kapsamlı sonuçlara sahip olan çok daha zorlu bir projedir. Kanımca, bu alanda işin reddi, azami olarak, ev içi yeniden üretim emeğine dayalı toplumsal ilişkilerin kurumsal temel taşı olarak aileyi ve bunun ideolojik desteği olarak aile ahlakını eleştirir. En geniş anlamıyla ise bu, iş ve yaşamın bütün örgütlenmesine karşı çıkmak demektir.