Browse By

Tag Archives: KOMÜNİZM

Komünizmin Güncelliği Ne Anlama Gelmektedir?

Öyleyse komünizm, bütün çatışmaların ortadan kalktığı nihai bir toplumsal aşama olarak yeryüzünde gerçekleşmiş cennet değildir. Bilakis mevcut toplumsal durumda gizemlileştirilmiş ve uzlaşmalar tarafından kat edilmiş çatışmaların yaratıcı bir kolektif kuruculuğa sevk edilmesi olarak yeryüzünde cehennemi yeniden ifadeye kavuşturmaktır. Belki de bu anlamda ateist olmaktan ziyade de pagandır. Bir tür yeni paganizm: şeytani tanrıların çokluğu, toplumsal güçlerin çoğulluğu.

Bizi Say’mayınız : Saygı versus Komünal Etik

Nizam “Gücün her türlü kutsal yüzü, insanların kendi kolektif kurtuluşlarını kendi işleri olarak görüp bunun sorumluluğunu tam olarak alamamalarının ifadesidir.” Spinoza (TTP: XVI–281) “Saygı duyacaksınız ULAN!” diye bir ses duyuldu önce Füruzağa’da. “Ramazan’da içki içmeyeceksiniz” diyordu “Hepinizin anasını… ” diyordu o ses. Öncesinde de Alperen

Ekonomi ve Öznelliğin Üretimi

Maurizio Lazzarato Çeviren: Ecehan Alioğlu Marx, çalışma [work] ile metalara dair bulmacanın çözümünün anahtarını, zamanın öznellikle ilişkisinde, “zamanın” bir tür “kristalleşmesi”nde gördü. Sinema, video ve dijital teknolojiler, zamanın farklı bir kristalleşmesini ortaya atar: mekanik ve termodinamik makinelerin aksine, zamanı genel olarak değil fakat algılama, duyumsama ve

Düşmanlarımıza

Maurizio Lazzarato ve Eric Alliez İngilizce’den Çeviren: Güvencesiz Çevirmen 1. İç savaşların uyruklaştırma zamanlarında yaşıyoruz.1 “Dünya görüşleri” çağı ve bunlar arasındaki çatışmaları geri getirecek piyasa zaferi, yönetimselliğin otomasyonu ve borç ekonomisinin depolitizasyon dönemi geride kalmış değil. Yeni savaş makinelerinin inşa edilme çağına girmiş bulunmaktayız. 2.

Ekim Devrimi’nin Yıl Dönümünde Heterodoks Bir Leninizmin Aciliyeti

Leninizmin yaşayan ve Lenin’i bizim çağdaşımız kılan yanı, onun bu ayna imgeyi aşan bir militan öznellik üretme, yani stratejinin son uğrağına verdiği aşırı değerde bulunur: Öznelliğin politik ifadesini, öznelliğe karşı döndürmek, yani onu kapitalizmden çıkış için devrimci bir stratejiye dönüştürmek. Küresel düzeyde sağın yükselişi, faşizmin yoğunlaşması gibi içine girdiğimiz dönemi belirleyen koşullarda, eğer öyle dememize izin verilirse Leninist görevimiz, sahip olduğumuz öznel kudretleri, komünizm için örgütlemeyi öğrenmektir. Bu görev, görünür toplumsal hareketlerin reformist taleplerinin ötesine nasıl geçebileceğini düşünmeyi zorunlu kılıyor: Gelmekte olan toplumsal çalkalanmaya hazırlanmak, onu önceleyen toplumsal hareketlerin sunduğu somut fenomenlerden hareketle hakiki eğilimleri saptamak ve bu eğilimleri komünizm için eklemlemek. Bizim gibi komünistler, yeryüzünde kapitalizmin kötücül egemenliğinin sonuçları olan ekolojik tahribat, incelikli sömürü biçimleri, savaşlar, ırkçılık, ataerkil tahakküm, borçlandırma, kılcal gözetim ve denetim biçimleri, heteroseksizm vs. gibi her düzeyde ortaya çıkan karmaşık sorunlarla uğraşmakla mükelleftir.

Telekomünist Manifesto: P2P Komünizm

Web 2.0 maddi olmayan emeği ücretlendirmeksizin işe koşan, bu sayede şirketlere milyar dolarlar kazandıran şeytani bir çitleme düzeneğidir. Kapitalist işe koşma, siber‑ağ üzerinde en büyük düşünü, ütopyasını gerçekleştirmiştir: -neredeyse- sıfır maliyetle, sonsuz artı‑değer üretimi. World Wide Web [dünya çapında ağ] üzerindeki sosyal medya ve içerik sağlayıcılarına bağlı olduğumuz her seferinde, içerik girdiğimizde hatta salt konum bilgileri, kişisel bilgiler vs. paylaştığımızda, sadece istihbarat örgütlerinin kötücül gözüne açık hâle gelmekle kalmıyoruz; aynı zamanda ücretsiz işçiler, anketörler, istatistikçiler hâline de geliyor ve şirketlerin kârlarına kâr katıyoruz.

Sorunsal Ortaklık ve Komünist Pragmatik Üzerine Tezler

Oğuz Karayemiş Giriş Şüphesiz komünizm tarihi[1], hareketin kendi gelişim çizgisi boyunca birçok yenileme ile örülüdür. Bu yenilemeler kendisini çoğunlukla, bizzat bir “yeniden-“, “‑e dönüş”, “hakiki …” olarak tanımlamış ve belki de özellikle en güçlü yenilemeler kendini bir tür tarihsel alçakgönüllülükle(!) mevcut olanın, “hakiki” olanın, “sahih”

Sömürgedeki Mücadeleyi Metropole Taşımak

Oğuz Karayemiş Çağdaş iktidar teknolojilerindeki ve çizgilerindeki dönüşüm, sömürgeciliğin tarzını da derinden etkiledi. Şüphesiz, bu dönüşümün temel olarak, sömürgesizleştirme mücadelelerinin de dâhil olduğu bir dizi karmaşık, iç içe geçmiş özgürleşmeci mücadelenin sonucu olduğu düşünülürse, sömürgeci iktidar oluşumlarının tepkisel dönüşümünün, çağdaş iktidar oluşumlarının diğer parçalarındaki (ataerkil,

Günümüzde Otonominin Anlamı Nedir?: Özneleşme, Toplumsal Bileşim ve İşin Reddi

Franco “Bifo” Berardi Çeviren: Nalan Kurunç Bu yazıda ”otonomi” olarak adlandırılan hareketin tarihsel bir tekrarını yapmak niyetinde değilim. Daha çok, “işin reddi” ve “sınıf bileşimi” gibi kavramları ele alarak otonominin karakteristiğini yorumlamak istiyorum. Gazeteciler “operoismo” [işçicilik] sözcüğünü genellikle 60’lar İtalya’sında ortaya çıkan hem felsefi, hem

Derinleşmekte Olan Kriz: Kopuş veya Restorasyon

Oğuz Karayemiş Türkiye’nin toplumsallığını üreten sömürgecileştirici ve elitist mekanizmalardan en önde geleni olan yüzde on seçim barajının yıkımına tanık olalı, aşağı yukarı üç hafta geçti. HDP’nin barajı geçmesi, Türkiye’de ertelenmekte olan krizi derinleştiren bir hamle oldu. Bu yazıda, karşı karşıya olduğumuz bu kritik “durum” devrimci

Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer