Browse By

Tag Archives: kapitalizm

Ekonomi ve Öznelliğin Üretimi

Maurizio Lazzarato Çeviren: Ecehan Alioğlu Marx, çalışma [work] ile metalara dair bulmacanın çözümünün anahtarını, zamanın öznellikle ilişkisinde, “zamanın” bir tür “kristalleşmesi”nde gördü. Sinema, video ve dijital teknolojiler, zamanın farklı bir kristalleşmesini ortaya atar: mekanik ve termodinamik makinelerin aksine, zamanı genel olarak değil fakat algılama, duyumsama ve

Düşmanlarımıza

Maurizio Lazzarato ve Eric Alliez İngilizce’den Çeviren: Güvencesiz Çevirmen 1. İç savaşların uyruklaştırma zamanlarında yaşıyoruz.1 “Dünya görüşleri” çağı ve bunlar arasındaki çatışmaları geri getirecek piyasa zaferi, yönetimselliğin otomasyonu ve borç ekonomisinin depolitizasyon dönemi geride kalmış değil. Yeni savaş makinelerinin inşa edilme çağına girmiş bulunmaktayız. 2.

Ekim Devrimi’nin Yıl Dönümünde Heterodoks Bir Leninizmin Aciliyeti

Leninizmin yaşayan ve Lenin’i bizim çağdaşımız kılan yanı, onun bu ayna imgeyi aşan bir militan öznellik üretme, yani stratejinin son uğrağına verdiği aşırı değerde bulunur: Öznelliğin politik ifadesini, öznelliğe karşı döndürmek, yani onu kapitalizmden çıkış için devrimci bir stratejiye dönüştürmek. Küresel düzeyde sağın yükselişi, faşizmin yoğunlaşması gibi içine girdiğimiz dönemi belirleyen koşullarda, eğer öyle dememize izin verilirse Leninist görevimiz, sahip olduğumuz öznel kudretleri, komünizm için örgütlemeyi öğrenmektir. Bu görev, görünür toplumsal hareketlerin reformist taleplerinin ötesine nasıl geçebileceğini düşünmeyi zorunlu kılıyor: Gelmekte olan toplumsal çalkalanmaya hazırlanmak, onu önceleyen toplumsal hareketlerin sunduğu somut fenomenlerden hareketle hakiki eğilimleri saptamak ve bu eğilimleri komünizm için eklemlemek. Bizim gibi komünistler, yeryüzünde kapitalizmin kötücül egemenliğinin sonuçları olan ekolojik tahribat, incelikli sömürü biçimleri, savaşlar, ırkçılık, ataerkil tahakküm, borçlandırma, kılcal gözetim ve denetim biçimleri, heteroseksizm vs. gibi her düzeyde ortaya çıkan karmaşık sorunlarla uğraşmakla mükelleftir.

Kognitaryanın* Özneleşmesi

Franco ‘Bifo’ Berardi Çeviren: Nalan Kurunç Son yıllar çağdaş özneleştirmenin yeni bir tekno-sosyal yapısına tanıklık etti. Ben de içinde bulunduğumuz çağda otonom ve kolektif bir öz-belirleme sürecinin mümkün olup olmadığını sormak istiyorum. 1990’larda İtalyan post-operaist düşüncesiyle (Paolo Virno, Maurizio Lazzarato, Christian Marazzi) ilişkilendirilen “genel zekâ”

Perdesiz Mimari; Gözden Irak Hapishaneler

Nizam “İnsanlar kapalı ortamlara tıkılır, o ortamlarda kendi aralarında bir uyum içinde mekanın düzenine uygun, belirli zaman dilimlerinde çalışırlar, çalışırlar, çalışırlar. Amaç mı? Daha üretken, daha yapıcı bir toplum elbette. Mesela bir devlet memuru -genelde- sabah erkenden uyanır, işe doğru yola çıkar, ofisine geçer ve

Pasolini Tottenham’da

Franco ‘Bifo’ Berardi Çeviren: Nalan Kurunç Pasolini daha önce Britanya’yı ziyaret etmiş midir bilmiyorum. Belki evet, belki hayır. Gerçekten ilgilenmiyorum. Ben daha çok Totthenham’daki Pasolini’den söz etmek istiyorum. 2011 yılının Ağustos ayında İngiliz banliyölerindeki lümpen proleterlerin şiddetli isyanının bakış açısından, on dokuzuncu yüzyıl ortalarında Romalı

Sorunsal Ortaklık ve Komünist Pragmatik Üzerine Tezler

Oğuz Karayemiş Giriş Şüphesiz komünizm tarihi[1], hareketin kendi gelişim çizgisi boyunca birçok yenileme ile örülüdür. Bu yenilemeler kendisini çoğunlukla, bizzat bir “yeniden-“, “‑e dönüş”, “hakiki …” olarak tanımlamış ve belki de özellikle en güçlü yenilemeler kendini bir tür tarihsel alçakgönüllülükle(!) mevcut olanın, “hakiki” olanın, “sahih”

Rosi Braidotti ile Söyleşi*

Çeviren: Nalan Kurunç *Sarah Posman’ın Rosi Braidotti ile Mart, 2012’de yaptığı söyleşi; Çağdaş Feminizm, Amor Fati, Beşeri Bilimler, Eleştirel Teori, Madde-gerçekçilik, Dionysosçu Zamançerçevesi/tertibi, Göçebe Tinsellik, Primatoloji, Bonobolar ve daha pek çok şey üzerine… Sarah Posman: Metamorphosis: Towards a Materialist Theory of Becoming adlı kitabında “zaman

Akademi ve İktidar: Proleterleştirme, Sömürgeleştirme, Cinsiyetlendirme

Oğuz Karayemiş Bu yazı, akademi ve iktidar oluşumlarının ilişkisine dair sorunsallaştırmaya bir katkı olarak düşünülmüştür. Devamında gelen analiz çabasının göstermeye çalışacağı gibi, akademi ve akademik üretim ile kapitalizm, sömürgecilik, ataerki arasındaki ilişkiler fazlasıyla klasik şablonlarla ele alınmakta ve sorunsallaştırıcı olmaktan ziyade şablonların uygulanmasına dayanmaktadır. Akademideki

Post-Demokratik Otoritarizm ve Borçluluk Halleri

Nizam & Tayfun Ka Toplumsal fabrika tanımlamasını biyopolitika ve biyo-iktidar stratejileriyle ortaklaştırarak okumak gerekir. Toplumun işçileştirilmesi; sermayenin bütün iktidar stratejilerinin, “fabrika”nın alet-edevatı haline getirilmesi, biyo-iktidarın kurumsallığının üretildiği yönetme tekniklerinin yasalaştırılmasıdır. Bu tarz işleyen üretim bandının yönetme teknikleri temel bir kavramsallığın etrafında işler. “Güvenlik”… Toplumun sermayenin

Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer