Browse By

Tag Archives: Foucault

Agamben’in Ontolojisine Giriş: Sahibi Olan/Sahip Olunan Yaşamın Paradoksu

Hayatta kalmanın biçimi olarak duyumsandığı ölçüde yaşam bir tehlike ve korku mıntıkasına dönüştü; bireyin çıkarlarını nüfusun çıkarlarına göre düzenlemek üzere uygulanan güvenlik teknolojileri bu korkuyu beslemeyi, manipüle etmeyi, pekiştirmeyi sürdürmektedir. Giydirilmiş hayatlar ise bu bağlamda tepkisellikten fazlasını ifade ediyormuş gibi görünmüyor; yabancılaşmış gösteri toplumu katastrofik sarmalını poiesis’in en patetik hâllerini gözler önüne sererek ifşa ederken, kimlik siyasetleri de umut vaat etmiyor. Nihayetinde bir hayatın bir kimliği olması, ya da haklarla giydirilmiş olması, ona “sahip olanın” onu bir hayatta kalma [survival] biçimi olarak duyumsamasına engel olmuyor. Ve hatta kimlikler, “gerçek olanı tersine çeviren” gösteriyle bağlantılı oldukları ölçüde, iktidarın bireyselleştirme ve bütünselleştirme tekniklerinin kesiştiği noktaları işaret ederek nüfusun yönetimine aracı oluyorlar.

Komünizmin Güncelliği Ne Anlama Gelmektedir?

Öyleyse komünizm, bütün çatışmaların ortadan kalktığı nihai bir toplumsal aşama olarak yeryüzünde gerçekleşmiş cennet değildir. Bilakis mevcut toplumsal durumda gizemlileştirilmiş ve uzlaşmalar tarafından kat edilmiş çatışmaların yaratıcı bir kolektif kuruculuğa sevk edilmesi olarak yeryüzünde cehennemi yeniden ifadeye kavuşturmaktır. Belki de bu anlamda ateist olmaktan ziyade de pagandır. Bir tür yeni paganizm: şeytani tanrıların çokluğu, toplumsal güçlerin çoğulluğu.

Düşmanlarımıza

Maurizio Lazzarato ve Eric Alliez İngilizce’den Çeviren: Güvencesiz Çevirmen 1. İç savaşların uyruklaştırma zamanlarında yaşıyoruz.1 “Dünya görüşleri” çağı ve bunlar arasındaki çatışmaları geri getirecek piyasa zaferi, yönetimselliğin otomasyonu ve borç ekonomisinin depolitizasyon dönemi geride kalmış değil. Yeni savaş makinelerinin inşa edilme çağına girmiş bulunmaktayız. 2.

Perdesiz Mimari; Gözden Irak Hapishaneler

Nizam “İnsanlar kapalı ortamlara tıkılır, o ortamlarda kendi aralarında bir uyum içinde mekanın düzenine uygun, belirli zaman dilimlerinde çalışırlar, çalışırlar, çalışırlar. Amaç mı? Daha üretken, daha yapıcı bir toplum elbette. Mesela bir devlet memuru -genelde- sabah erkenden uyanır, işe doğru yola çıkar, ofisine geçer ve

Göçebe Filozof: Rosi Braidotti ile Söyleşi

Çeviren: Nalan Kurunç Türkçe’de ilk olarak İnsan Sonrası (Kolektif Kitap, 2014, çev. Öznur Karakaş) kitabıyla tanıdığımız Rosi Braidotti’nin Kathleen O’Grady ile yapılmış bir söyleşisini, söyleşide bahsi geçen Rosi Braidotti’nin Nomadic Subjects‘inin (Göçebe Özneler) sonbahar ayında Kolektif Kitap’tan yayınlanacağı vesilesiyle Öznur Karakaş’ın kitaba dair bir yazısıyla

Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer