Browse By

Tag Archives: devlet

Paris Komünü’nün Hayatta Kalışı: Kristin Ross ile Söyleşi

Bugün komünal tahayyülde bir canlanma olduğunu düşünüyorum, fakat kentsel mekân siyasetinde merkezlendiği konusunda size katılmıyorum. Şehir bugün genç insanlara genelde üç seçenek sunuyor: işsizlik, düşük ücretli iş veya anlamsız iş. Birçoğu mücadeleyi ve toplumsal işbirliğini ören yaşamlar sürmek için kırsala taşınmayı tercih ediyor. Bugünkü çeşitli mücadeleler üzerine düşündüğümde, özellikle de bağlamını en çok bildiğim Fransa’da, genelde kırsal alanlarda süregidiyorlar ve kapitalist modernleşmenin “arkaik” saydığı bir yaşam tarzını savunmaya çalışıyorlar. İşgalciler içine kapanmış bir dünyaya çekilmeyi veya kendine göndermeliliğin izole edilmiş havuzlarında girdap oluşturmayı içermeyen bir çeşit bölgesel kendi kendine yeterlilik yaratmaya çalışıyorlar.

Dostlarımıza II

Önümüzde yeni ve uzun bir yol var. Bu yoldan ne ilk Türkiye’de yürünüyor, ne de yalnız Türkiye’de yürünüyor. Yunanistan, İspanya, Fransa ve bir dizi Akdeniz ülkesinde, ABD’de gerçekleşen mücadele deneyimlerinden süzülen ortak bilgi ile taktikleri Türkiye’de canlandırmanın tam zamanı. Bilhassa onların sona erişlerinden, siyasal etkilerindense akamete uğrayışlarından öğrenerek, bu mücadelenin gösterinin partileri tarafından (Yunanistan’da Syriza vb.) kapılmasına sürekli karşı koyarak kudretimizi arttırmayı, daha doğrusu zaten var olan kudretimizi sermayeden söküp almayı önümüze koymalıyız.

Gösteri sona erdi. “Bir hayalet dadanıyor, komünizm hayaleti”.

Düşmanlarımıza

Maurizio Lazzarato ve Eric Alliez İngilizce’den Çeviren: Güvencesiz Çevirmen 1. İç savaşların uyruklaştırma zamanlarında yaşıyoruz.1 “Dünya görüşleri” çağı ve bunlar arasındaki çatışmaları geri getirecek piyasa zaferi, yönetimselliğin otomasyonu ve borç ekonomisinin depolitizasyon dönemi geride kalmış değil. Yeni savaş makinelerinin inşa edilme çağına girmiş bulunmaktayız. 2.

Barışı Hayal Etmek Hâlâ Mümkün mü?

Ramazan Kaya  “Yolu mezarlıklardan geçmeyen bir barışı özleyen bizim gibi milyonlarca, milyarlarca insan var. Sorun işte şurada: Kurbanların ve ölülerin bedelini yüklenmedikleri bir barış nasıl sağlanabilir?” Zazi Sadou   Adorno’nun da anımsattığı bir paragrafta Péguy, modern dünyada ölümün haysiyetini yitirmesinden söz eder: “Modern dünya, belki