Browse By

Category Archives: Politik Teori

Ortak Dil

Arabasının, yatının, katının, ününün, ünvanının, şöhretinin, kibrinin, bilgi-uzmanlığının, parfümünün, makyajının, bedeninin değiş tokuş edildiği, anlamın bu değiş-tokuşa zincirlendiği bir yaşamdan, bizzat müşterekte olmaya özgülük kapasitesinin, yani yeteneklerini, bilgilerini, becerilerini, müziğini, şiirini, resmini kısaca hissetmesini/anlamasını (hisseden düşüncesini) müşterekte olmaya adama ve özgülük kapasitesinin paylaşıldığı iletişimsel ve ilişkisel bir yaşama geçiş. Varlığa özgü olan varoluşu, müşterekte oluşu talep eden bir ‘biz’ aşkı. Bu aşkın esiri epey insan var hala bu ülkede: çok şükür (işte buna şükredilir). Bu aşkı paylaşan böyle sayısız değerlerimiz, insanlarımız olmasaydı bugün bu coğrafyanın ne hissedişinden, ne anlamasından ne sol geleneğinden ve ne de kültüründen söz edilebilirdi. İnsan ve insanlık ötesi bir uygarlığın yaratılmakta olduğuna inanıyorum, çünkü şunu duyuyorum: başkaldırı çokluğun varolma çabasıdır (hissetmek muazzam bir zenginlik [haz] ve aynı zamanda büyük bir hüzün [acı]).

Kaçış Mekânları / Tayfun Ka

Hayatlarımıza neresinden bakarsak bakalım kuşatılmış durumdayız. Ölmeye yakın bir yaşta emekli olabilmek ya da sadece hayatlarımızı idame ettirebilmek adına bütün günümüzü ve enerjimizi fabrikalarda, adına ofis dediğimiz modern hapishanelerde, kafe ve barlarda geçiriyor, kısacası bütün bir hayatı çalışarak tüketiyoruz. Çalıştığımız ölçüde hiçbir özerkliğimiz kalmıyor. Boş

Türarası Eşitlik İçin: Duygulanım[1] Ortaklığı ve Vegan Hareket

Nizam “Günlerden herhangi bir gün…8 milyardan fazla hayvanın öldürüleceği bir gün. Sonsuz sayıda hayvanın yanarak, elektrik verilerek, dövülerek, hareket etmelerine izin bile verilmediği bölmelerde sıkışarak, işkence görerek, sömürülerek ve köleleştirilerek acı çekeceği bir gün. Bir mezbahadan içeri adım atın ve dehşeti kendi gözlerinizle görün. Ya

Hayat, İsyanın içinden başka, dışından başka yaşanır / Nizam

Kendi fikriyatını ezeli-ebedi bir kök/töz üzerinden kuran bütün politik, felsefi külliyat sabit, sonsuz bir özne fikrinden hareketle kurar düşünce mimarilerini. (Spinoza’da da sonsuzluk fikri vardır; lakin bu tözün/bedenin /öznenin sonsuzluğu değil, yapma/etme kudretimizin sonsuzluğudur. Neye muktedir olduğumuz meselesindeki, virtüel (1) olanın sonsuzluğudur.) Özne, dünyayı kendi