Browse By

Biz, Dünyanın Yerlileri

Bu site, bir duygulanım ortaklığına zemin olsun diye ortaya çıktı. Adının Dünyanın Yerlileri olmasını istedik. Çünkü Dünyanın yerlisi olmak, hayatın herkesin ama hiç kimsenin olduğunun ortak bilgisini üretmek ve eylemektir. Canlı olmanın deneyimlenmesinin ve tüm canlılarla bir arada bu dünyayı yaşantılama arzusunun açığa çıkışıdır. Dünyanın sınıflara, cinsiyetlere, uluslara, sınırlara, mülkiyetin tahribatına göre bölünmüşlüğüne karşı toplumsallığımızın kurucu eylemidir. Sömürünün ve tahakkümün kendini idame ettirmesinin bugünkü öznesi olan sermaye egemenliğine karşı, hayatın kendisinin direniş haline gelmesidir. Marcos’un sözleriyle “Sınırlar, gümrükler ve savaşlarla alay eden o asi, itaatsizliktir.Dünyanın yerliliği, bize biyopolitik tahakküm tarafından indirgenmiş bir hayatı dayatan ne varsa ona karşı isyanın meşruluğunda kendisini kurar. Dünyanın yerliliği, her hangi bir yerde başlayan isyan(lar)ın artık o yere ait olmaktan çıkıp, yerkürenin efendilerine karşı, yeryüzünün ortaklığını kurmanın cüretidir. İşte bu yüzden, yeryüzünün herhangi bir noktasındaki her isyancı, Dünyanın yerliliğini kuran ortaklığın bedenidir. Emeğimizi, eyleyişimizi, hayatı yaratan arzumuzu sermayenin boyunduruğundan, devletlerin ulusu, halkı olmaktan azat etme cüretidir.

Ağdaki bağlantılar içinde kendi bağlantılarını örmek, çokluğun direnişlerine bağlanmak için ortaya çıkan bu zemin, “ben” fikrine de, “çoğunluk” olarak “biz” fikrine de itibar etmiyor. Çünkü ne “ben” ne “ben”lerin toplamı olarak çoğunluktan türetilen kavramlar, hayatın neşeye akan arzusunun bedeni olamaz kanımızca. Bedenin sabitlenmiş, çitlenmiş hali olarak şekillenen çoğunlukçu kavramsallıklar, bizi sabit duyguların, mekânların, fikirlerin kurduğu katılaşmış özneler haline getirir. Oysa hiç bir şey bir tümlükler manzumesinden oluşmuyor. Her an, her durum karşısında yeniden kurulan ve kurulurken dağılan bir bedenin tekillikleriyiz. Her karşılaşmada, o karşılaşmaları kavrayan, çok fazla öğenin içinde durumlar yaşıyoruz. Ulus Baker’in dediği gibi, anlamak sadece düşünce olarak aklımıza düşenlerden ibaret olamaz. Hatta bu yolla anlamak mümkün de değildir çoğu kez. Bu nedenle, anlamak, bedenimizin kesişmelerinde oluşan olaysallıkların, durumların, kendi süresi, arzusu ve kudreti ölçüsündeki virtüel çakışmalardan ibarettir.

Bu sitenin yayın yönetmeni, hayatın yaratıcı ve kurucu akışıdır. Bu sitenin sakinleri “doğru”ların ideolojik birliği yerine, herkesin kendi “yanlış”larının biraradalığıyla da deneyimlenen bir hayat için, bizi hedefe kilitleyen, “hata” kabul etmeyen, bulunan her “hata”yı redakte eden tüm iktidarlardan uzaklaşma cüreti gösterenler ve iktidara âşık olmayanlardır. Bu sitenin muradı, ütopyayı devletten, bütünün tamamlanmışlığından ve kusursuz olarak inşa edilen “teknik kurumlaşmalardan” azat ederek çokluğun etkinliğine dönüştürecek ve yaşamdan olumsuzu söküp atacak bir eylemselliği bedenleştirmektir.

Bu nedenle doktriner, programatik saiklerin savunucularının formatladığı manada; Ekolojist, Profeminist, Marksist, Queer, Kürt, Anarşist, Vegan, Feminist, Komünist, Ateist DEĞİLİZ… Bütün bu saydığımız ve akabinde sayılarını artırabileceğimiz formlara karşı; hayatın içinden olumsuzun sökülüp atılması cüretinin, kudretinin bizatihi kendisiyiz. Ancak böylece biz Feministiz, Marksistiz, Anarşistiz, Ekolojistiz, Kürdüz, Eşcinseliz, Kadınız, Erkeğiz, Transseksüeliz, Veganız, Ateistiz. Bizim şiarımız: Hiç kimseyiz; ama Herkesiz. Biz dünyanın yerlileriyiz…

It's only fair to share...Share on Facebook110Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Email this to someonePin on Pinterest0Share on LinkedIn0
Twitter widget by Rimon Habib - BuddyPress Expert Developer